Kitabın protagonisti elit bir sınıfta yer almaktadır ve zengin bir hayat yaşamaktadır. Genç yaşta anne ve babasını kaybeder. Ailesinden kendisine yüklü bir servet kalır. İşte bu andan itibaren para kazanma ve kariyer konuları kendisi için gereksiz bir hale gelir.

Bu süreçten sonra ise protagonist giderek hissizleşir, istekleri yok olma seviyesine iner, duyguları donuklaşır, ruhsal bir çöküş yaşar. Ancak bu centilmen yedek subay şaka ile başlayan ve sonu kendisini ahlaki bir suç işlemeye götürecek bir olay yaşar. Aynı gece başından duygu yoğunlukları ve karmaşaları yaşayacağı bir olay daha geçer.
Tam iradesinin, üzerinde bir yaptırımı kalmadığını düşünürken yaşadığı bu son olayla beraber kendi uyanış mucizesini yaratır. Her anlamda isteksizlik ve duygu donuklukları sonucunda sönmüş olan hayatı, yeniden filizlenir ve ruhani bir uyanış yaşar.
Yine klasik bir Zweig psikolojisi okudum. Sorgulatan, düşündüren, hissettiren bir kitap. Başlangıçta konu biraz sıktı ve açıkçası “Ne okuyorum ben?” dedim ama sonuna doğru Zweig kalitesi kendisini gösterdi.
Alıntı:
İnsanların geçmişte kalan her şeyin hep bir hata ve ileriye bir hazırlıktan ibaret olduğunu sanmaları genel bir delilik hali.
Yorum bırakın